Dediğin şeylerin farkında mısın?

SÖZDE AYDINI ÖZÜRE
MEB’İ GÖREVE DAVET EDİYORUZ

Pozitivist bakış açısı ile temellendirilen modern dönemin seküler birey yetiştirme hedefinin, dünya da ters yüz olarak postmodern sürece evrildiği bir ortamda, sözde aydımlarımızın Avrupa Medeniyetindeki gelişmeleri halen yüzyıl geriden takip ederek, ülkemizde toplum mühendisliğine soyunmasını ibretle görüyoruz. 

Prof.Dr. Üstün Dökmen’nin Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün tertip ettiği bir programda "Nasıl bir pilot sarhoş olmamalı, bir hiristiyan psikolog haç takmamalı ise; Rehberlik Öğretmeni de Başörtülü biri olmaz!”, “Meslek icra edilirken İnşallah, Maşallah, hayırlısı gibi cümleler sarfedilmemelidir!” demesi, izahı yapılan sözde aydın profilinin tipik örneklerinden birini oluşturmaktadır. Bilim adamı kisvesi altında adeta dini insan hayatından dışlamaya çalışan bu bakış açısına sahip sözde bilim adamlarının, insanların hayatına katkı sunmanın bir şekilcilikten ziyade zihniyet meselesi olduğunu kavraması gerekmektedir.

 Bugün Batı toplumlarında, dini değerleri öteleyerek bir hayat inşa ermeye çalışan sistemin nasıl ahlaken toplumu zaafiyete uğratarak kaosa sürüklediği ve çözüm yolu olarak dini değerlere tekrar yönelildiğini tespitten aciz zavallı bakış açısının ülkemizde halen müşteri bularak, resmî kurumlarca itibar görmesi ise daha ayrı bir sorunu eğitim sistemimizin bünyesinde barındırmaktadır.

Her milletin bir medeniyet tasavvuru vardır ve her medeniyet bir inanç ve ahlak nizamıdır. Medeniyetlerin müntesipleri hayatlarını bu inanç ve ahlak mizanına göre yaşarlar ki buna da kültür denir. Her milletin namusu kültürüdür ve kültürün bekçisi de dilidir. Pozitivist bir bakış açısı ile modern çağın seküler insan tipine işaret eden Üstün Dökmen, Türk İslam Medeniyetinden ve dolayısı ile Türk milletimin kültür dilinden de nasibini almamış olacak ki inşallah, maşaallah ve hayırlısı gibi dini değerlere atıf yapan kelimelerin kullanılmasına tahammül edememektedir. Aynı zamanda Allah’ın emrettiği şekilde giyinmenin bilim adamı olmanın önünde bir engel olduğu vehmine kapılmaktadır. Bu bakış açısının kabul edilebilir ve müsamaha gösterilebilir bir yönü yoktur.

Aslında her şeyin özünden uzaklaşarak şekilciliğe boğulduğu bir ortamda tesettürü Allah’ın emri olduğundan dolayı yerine getirmek niyeti ile yola çıkanların içinden bazı kesimlerin, tesettürü kadınların farklı bir mahiyette teşhir edilmesine doğru evrime sokma gayretlerine olan itirazımızı bir kenarda saklı tutmak kaydı ile inançların bir gereği olarak örtünen bayanların kategorize edilerek çalışma hayatından soyutlanmaya çalışılmasını doğru bulmadığımızın altını çizerek hem Üstün Dökmen’i Türk Milletinden özür dilemeye hem de bu duruma zemin oluşturan Sakarya Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri hakkında gerekli tahkikatları yapması için de MEB yetkililerini göreve davet ediyoruz.

Mustafa Güçlü
Anadolu-Sen Konfederasyonu
Genel Başkanı

 Okunma Sayısı : 1033         07 Mart 2019

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 753962

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.