1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı Kutlu Olsun

EKONOMİK KRİZDEN ÇIKIŞIN YOLU, SOSYAL ADALETE DAYALI NİTELİKLİ ÜRETİMİN ARTIRILMASIDIR

Bugün günlerden 1 Mayıs alın/akıl teri sahiplerinin Emek ve Dayanışma Bayramı. 

Bugün, dünyada yokluğun yoksulluğun, sahipsizliğin ve işsizliğin, insan onuruna yakışan bir hayat standartının altında yaşamanın değişmez bir kader olmadığının haykırıldığı bir gün. 

Bugün, dünyada tüm insanlığa yetecek kadar iş ve aş olmasına rağmen, niçin insanlığı içten içe kavuran küresel bir ekonomik krizin oluşturulduğunun dillendirildiği bir gün.

Bugün, barışın ve huzurun, uzlaşma kültüründen geçtiğinin bilinmesine rağmen hangi saiklerle çatışmaların ve huzursuzluğun dünyada körüklendiğinin ve hakim kılınmaya çalışıldığının sorgulanması gereken bir gün.

Bugün, önemli bir kısmı silah endüstrisinden beslenen küresel emperyal sermayenin doymak bilmeyen aç gözlülüğü sebebi ile emekleri sömürülen alın/akıl teri sahiplerinin sorunlarını dünya genelinde gündeme taşımak için seslerini yükselttiği bir gün.

Bugün, maalesef ki ülkemizde binlerce çocuğun okulda ve oyun parklarında oynaması gereken bir yaşta olmasına rağmen ailelerinin geçim sıkıntısı nedeni narenciye tarlaları başta olmak üzere çeşitli iş kollarında işçi statüsünde çalışmak zorunda kalmasının sızısını içimizde hissettiğimiz bir gün.

Emek sahiplerinin müsebbibi olmadıkları hatta sonucunda mağdur oldukları ekonomik krizden, kurtuluş ve çıkış yolu olarak en fazla fedakarlık yapması gereken ve  bu olumsuz durumdan da yakınmamaları istenen bir kesim olarak takdim edilmelerini makul bir bakış açısı olarak görmediğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. 

Emek sahiplerine alın/akıl teri karşılığında analarının ak sütü gibi helal olarak ödenmesi gereken ücretin, sermaye sahipleri tarafından her zaman en minimize edilmeye çalışılan maliyet gideri kalemi yerine olması lazım gelen paylaşımın bileşenleri kaleminde gösterilmesinin, hakkaniyetin ve adaletin bir gereği olduğunu ifade ediyoruz.

Emek sahiplerinin hakları gasp edilerek mahkum edilmek istendikleri sefalet üzerinden, bir eli yağda bir eli balda sefahat sürmek isteyenleri insafa davet ediyoruz.

Emek sahipleri olarak bizlerin, ifade edilen tüm bu olumsuzluklara rağmen, ülkemizde insanca ve özgürce bir ekonomik, sosyal ve kültürel hayatın demokratik bir sistemle inşa edileceğinin farkında olduğumuzu, bu nedenle milletin iradesinin üzerine bir kara bulut gibi çökerek tahakküm kurmak isteyen, her türlü anti demokratik girişimin karşısında olduğumuzu beyan ediyoruz.

Emek sahibi olarak bizler, üretimin en önemli unsurunun alın/akıl teri olduğunun unutulmamasını istiyoruz.

Örgütlenmenin önündeki her türlü engelin ve baskının kaldırılmasını istiyoruz.

Ülkemizdeki emek sahiplerinin elindeki hakların, birer birer geri alınmamasını, bu kapsamda sosyal devletin sunduğu imkanların bertaraf edilmediği sosyal adalete dayalı bir çalışma hayatı istiyoruz.

Düşük ve yüksek gelir sahipleri arasındaki makasın her geçen gün dar gelirli aleyhine açılmasına sebep olan mevcut vergi toplama siteminin yeniden ele alınıp, toplumun tüm kesimlerini sarıp sarmalayarak kuşatacak adilane bir mahiyette  yeni bir düzenlemeye tabi tutulmasını istiyoruz.

Ülkemizin küresel kuşatma neticesinde içinde bulunduğu iç ve dış tehditlerden/sıkıntılardan kurtulmasının yegane yolunun nitelikli üretimden geçtiğini, bunun yolununda alın/akıl teri sahiplerinin hor ve hakir görülmeden, liyakat ve ehliyet esas alınarak oluşturulacak kadrolarla desteklenen bir eylem planı çerçevesinde, sosyal adaleti merkeze alarak hareket etmekle başarılabileceğini ifade ediyoruz.    

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in,

“Allah'ın bir pulunu bekleye dursun on kul,

Bir kişiye dokuz, dokuz kişiye bir pul,

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa,

Yaşasın kefenimin kefili kara borsa...” 

diyerek ifade ettiği çarpık küresel ekonomik sistemin yeryüzünde son bulması için verdiğimiz emek mücadelesine ara vermeden devam edeceğimizi ve emek sahiplerin top yekün verdiği bu azimli mücadele neticesin “Kırılırda bir gün bütün dişliler/ Döner şanlı şanlı çarkımız bizim/ Gökten bir el yaşlı gözleri siler/ Şenlenir evimiz barkımız bizim” diyoruz.

 Bu duygu ve düşüncelerle çocukların yüzünün güldüğü, gençlerin geleceğe umutla baktığı, anaların huzurlu olduğu, babaların eve aş götürme kaygısına kapılmadığı daha müreffeh günlerin yakın olması temennisi ile alın/akıl teri ile ekmeğini kazanmaya çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı kutlu olsun diyoruz.

Mustafa Güçlü
Anadolu-Sen Konfederasyonu
Genel Başkanı 













  


 Okunma Sayısı : 792         30 Nisan 2019

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 924499

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.