12 EYLÜL ZİHNİYETİ KARŞI UYANIK OLUNMALIDIR

12 EYLÜL ZİHNİYETİNE KARŞI UYANIK OLUNMALIDIR

Milletlerin tarihlerini tahlil etmekte gösterecekleri kabiliyet, halde ve istikbalde toplum olarak bulunacakları konuma direk etki edecek bir husustur. Türk milleti olarak yakın siyasi tarihimize baktığımızda, 12 Eylül Darbesi kara bir leke olarak ortadadır. Askeri müdahale şartlarının oluşması için binlerce gencin çatışmasına zemin hazırlayan, darbe sonrası onlarca genci dar ağacına götüren, yüzlercesini hücrelerde en ağır işkencelere tabi tutan, ülke insanını öğrenilmiş çaresizlik psikoloji içine iterek umutsuzluğa sevk eden karanlık 12 Eylül Eylül darbe zihniyetinin arkasında, Türk’ün medeniyet tasavvurundan bihaber olarak yetişmiş, kendisine emperyal güçlerin “bizim çoçuklar” dediği devşirilmiş kadroların olduğu tartışma götürmez bir hakikattir. 

Milletimizin içinden maalesefki aklını kiraya vermiş ve satılmış hainlerin, Türk tarihinde milletimize yaşatmış olduğu 12 Eylül vari acı hadiselere kalkışmak ne ilk ne de son olacaktır. Ancak bu gibi tecrübe edilmiş acı olaylardan dersler çıkarmak Türk milletinin istikbale emin adımlar ile yürümesi bakımından çok önemlidir. Vatanı ve milleti uğrana mücadele ederken şehit olan merhum Muhsin Başkanımızın “Sokakları, şehirleri bölüşemeyenler 2.5 metrekareyi paylaştı” diyerek muhasebesini yaptığı 12 Eylül darbe günleri ve sonrasındaki ibret dolu hadiseler, bizlere göstermektedir ki inancımız, meşrebimiz, nesebimiz, hayat anlayışımızdaki farklılıklar bir ayrışma nedeni değil bir zenginlik olarak görülmeli, bu anlayışı bünyesinde barından medeniyet tasavvurumuza sahip çıkarak, milli bir mutabakat etrafında bir araya gelmekten başka bir çıkar yolumuz yoktur.

Bu gün tarih sahnesinde bulunduğu coğrafi konum, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile medeniyetlerin kesiştiği bir kavşak olması sebebi ile önemini hiç yitirmeyen Anadolu topraklarını yurt edinmiş Türk Devletini zaafiyete uğratarak, Anadolu üzerindeki emellerine ulaşmak isteyen emperyal güçlerin kullanabilecekleri en önemli yöntemlerden biri, medeniyet anlayışımızın bize bir zenginlik olarak sunduğu kültürel farklılıkları kaşımak ve  buna paralel olarak inanç bölünmüşlüğü üzerine inşa edilen yapıların çatışma kültürü oluşturmasını sağlamaktır. Neticede bu çerçevede gerçekleştirilen ve milletimizin birliğini, beraberliğini bozmaya yönelik olarak uygulamaya koyulan  12 Eylül darbesinin bir yıl dönümünü daha idrak etmekteyiz. Bu vesile ile emperyal güçlere ve içimizdeki hain uşaklarına Anadolu üzerindeki emellerine ulaşmayacaklarını, Necip Türk Milletinin buna asla izin vermeyeceğini, bir kez daha ifade ederken, devlet ve millet uğruna nefsinden vazgeçerek şehadet makamına eren vatan evlatlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad, makamları cennet olsun.

MUSTAFA GÜÇLÜ
ANASOLU-SEN KONFEDERASYONU
GENEL BAŞKANI              


 Okunma Sayısı : 160         11 Eylül 2019

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 992357

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.