ANADOLU - SEN KONFEDERASYONU HAFTALIK BASIN AÇIKLAMASI

 / SENDİKA BİLGİLERİ

ANADOLU - SEN KONFEDERASYONU

HAFTALIK BASIN AÇIKLAMASI

Anadolu-Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu 21.10.2016 tarihinde yaptığı haftalık yönetim kurulu toplantısında, ülke gündemindeki siyasi ve çalışma hayatı ile ilgili konularda değerlendirme yapmış ve aşağıdaki açıklamalarda bulunmuştur:

1-Musul'un geleceğinin tayininde etkin olamayan bir Türkiye ateş çemberine dönmüş Ortadoğu'nun yeniden şekillenen kaderinde söz sahibi olamaz. Nihayetinde o ateş çemberi de yavaş yavaşTürkiye'yi de de içine çekmeye başlar. Bu nedenle Türkiye Musul'un istikbal'in de mutlaka söz sahibi olacak stratejik ve siyasi hamleleri gerçekleştirmelidir.

2- Suriye sınırları içinde DEAŞ terör örgütüne karşı yürütülen Fırat Kalkanı operasyonunda önemli bir konuma sahip Elbaba doğru yönelen PYD-YPG terör örgütüne karşı ABD ile görüşerek süre veren ve süre dolunca da terör örgütü hedeflerini yerle bir eden silahlı kuvvetlerimize tebrik ediyoruz. Güzel bir söz hatırlatmak istiyoruz: "Eğer bir fare kediye sırıtıyorsa ilkönce kaçacak deliklerini tıkamak" gerekir. Bu kapsamda hükümetimizin sınırlarımızın güvenliğini sağlamak için ülkemizi tehdit terör örgütlerine karşı böyle etkin stratejiler geliştirerek operasyonlar devam etmesini sonuna kadar destekliyor ve bekliyoruz.

3- Milletin iradesinin üzerinde hiçbir gücün olamayacağına inanan Anadolu-Sen Konfederasyonu, Başkanlık sistemi tartışmaları ile gerilen ülkemizde, bu konuda nihai kararın halk tarafından belirlenmesi görüşünün demokrasinin bir gereği olduğunu, tartışmalardan kurtulmak için zaten nihai çözümün sine-i millete dönmekten geçtiğini inanmaktadır.

4-FETÖ terör örgütü ile mücadele kapsamında görevlerine son verilen veya açılan açığa alınan kamu çalışanları içinde, çeşitli sebeplerle mağdur olanların tespit için valiliklerde oluşturan itiraz birimlerinde alınan müracatlar neticesinde, mağdur olanların tespitinde belli bir aşamaya gelindiği ve göreve iade edilecek olanların olduğu belirtilmektedir. Bir devletin ayakta tutan en büyük değerin adalet olduğunun altını çizerek, mağdur olanların mağduriyetinin giderilmesini aynı zamanda FETÖ terör örgütü ile mücadeleyi daha da güçlendireceğini zira hainlerin ellerine malzeme verilmesinin önüne geçileceğini ifade ederek gelişmeleri memnuniyetle karşılamaktayız. Aynı zamanda magdur tespitinde hızlı hareket edilmesinin toplumsal huzurun temini açısından da önemli olduğunu belirtiyoruz. Çünkü adaletin yıkıldığı bir devletin ayakta durması mümkün değildir.

5-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Müezzinoğlu 657 sayılı Devlet Memurları Yasasında yapılacak değişikliklerle devlete ihanet içinde olan memurların kamu hizmetinden el çektirme sürecinin daha seri olma noktasına çalışma yaptıklarını ifade etmiştir. Aslında OHALE bile gerek kalmadan, yasa değişikliğini bile gerek kalmadan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin vatana ve millete ihanet içinde olan PKK sempatizanı kravatlı hainlerin görevden alınması için yeterlidir. Bu kapsamda hükümeti yasada değisikle vakit kaybetme yerinj bir an önce göreve davet ediyoruz.

6-Memur alımlarında mülakat sisteminin her alanda ağırlıklı olarak kullanılması "liyakat ehliyetin" ikinci plana atılmasına ve suistimaller yaşamasına kapatılmaktadır. Tanıdık insanların mülakatlar vesileyle tercihine kapı aralamak, "tanıdık sorunların" devam etmesine vesile olacaktır. Çünkü nitelikli ve kaliteli hizmetlerin şüphesiz kalite sahibi personelle üretebileceği aşikardır. Liyakat ve ehliyeti yanında sadakat kavramının da gündeme geldiği bu günlerde, bir grubu ve ideolojiye sadakatin dar kalıplara arasına sıkışmış bir zihniyetten kurtularak, kamu çalışanında aranacak en büyük sadakatin devletin ve milletin değerlerini bağlılık olduğunu ifade ediyoruz.

7- TÜİK'in 18/10/2016 tarihinde açıkladığı yoksulluk raporuna göre, ülkemizde %20'lik zengin kesim milli gelirin %46,5 elinde tutarken ülke nüfusunun%80'lik bölümü milli gelir ancak yüzde %56,5 yetinmek yetmez zorunda kalmaktadır. TÜİĶ'in ortaya koyduğu bu rakamlar, ülkemizde gelir dağılımında nasıl bir adaletsizliğin olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Ülkemizde mali açıdan gelir dağılımı noktasında bir reforma ihtiyacı vardır. Örneğin milyonlar kazanan bir futbolcu kazancının ancak %5'ini vergi verirken, neredeyse yoksulluk sınırında maaş alan bir memurun vergi dilimi %15'den başlamaktadır. Bu durum bile başlı başına gelir dağılımındaki adaletsizliği gözler önüne sermektedir. Bu nedenle vergi reformu başta olmak üzere acilen mali açıdan gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldıracak bir reforma ihtiyaç olduğunu belirtmek istiyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Anadolu-Sen Konfederasyonu Genel Merkezi

 Okunma Sayısı : 5459         21 Ekim 2016

Yorumlar

Yorum Yap

Adınız Soyadınız

Girilecek rakam : 248075

Lütfen yukarıdaki rakamları yazınız.